Lacan'ın Arzu Şeması Açıklaması

25 Aralık 2025

Aile iletişimi

Lacan, V. Seminer’inde metafor, metonimi ve dilin anlam biçimi üzerine konuşurken, ihtiyaç-talep-arzu şeması üzerinden anlamın dil aracılığıyla nasıl kurulduğunu ve öznenin ihtiyacını talep formuna getirirken aldığı konumunu ele almaya çalışır..

Şemada iki temel hat vardır. Bu hatlar eşzamanlı ilerler; ancak aynı düzleme ait değildir. Alt noktadan yukarı doğru çıkan çizgi, öznenin ihtiyaçtan yola çıkan niyetini ve çağrısını temsil eder. Başlangıçta bu bir biyolojik ihtiyaçtır; fakat dile girdiği anda artık saf bir ihtiyaç olarak kalamaz. İhtiyacın dile sokulması, onun zorunlu olarak dönüşmesini beraberinde getirir. Sağ tarafta yukarı doğru ilerleyen bu hat, öznenin söyleme girme girişimini, yani ihtiyacın simgesel düzlemde talep hâline gelişini gösterir.

Sol tarafta yer alan hat ise gösteren zinciridir. Özne, ihtiyacını ifade edebilmek için Öteki’den ödünç aldığı gösterenleri kullanır. Ancak bu noktada iki hat henüz örtüşmez. Özne bir şey ister; fakat ne söylediğini tam olarak bilmez. Çünkü söylem, kelimenin tek ve sabit bir anlama karşılık geldiği doğrusal bir yapı olarak işlemez. Özne, ihtiyacını talep formuna sokarken onu ancak tersine bir biçimde, kayarak ve gecikmeli olarak anlamlandırabilir. Bu yüzden gösteren çizgisi, doğrusal bir şekilde ilerlerken, özne söylemi ancak ötekinden aldığını, tekrar öteki üzerinden kavrayarak kurabilir.

İkinci anda bu iki hat M (Mesaj) ve A (Öteki) noktalarında birbirine yaklaşır. M noktası, söylenenin bir mesaj olarak biçim kazandığı yerdir. A noktası ise bu mesajın yöneldiği, dili ve anlamı garanti eden Öteki’dir. Lacan’ın vurguladığı üzere, anlam ileriye doğru kurulmaz; ancak geriye dönüşle oluşur. Özne ne söylediğini, ancak mesaj Öteki’ne geri döndüğünde anlayabilir. Bu nedenle özne, her zaman söylediğinden hem daha azını hem de daha fazlasını söylemiş olur. Bu noktada talep tamamlanır; fakat bu tamamlama, ihtiyacın kapanması anlamına gelmez. Aksine, talep karşılandıkça, ihtiyaca indirgenemeyen bir artık ortaya çıkar. Talep, ihtiyacın gösterenler aracılığıyla Öteki’ye yöneltilmiş hâlidir. Özne, Öteki’nin diline ancak ihtiyacını bir talebe dönüştürdüğü ölçüde girebilir; fakat bunu yaparken diğer yanıyla kendisinden uzaklaşır ve egonun düzlemine yerleşir.

Üçüncü anda çizgiler M ve A noktalarının ötesine taşar. Gösteren zinciri, metonimik olarak nesnelere doğru kayar. Ancak bu nesne artık biyolojik ihtiyacın nesnesi değildir. Bu, Öteki’nin arzusuna göre biçimlenmiş, yer değiştirebilir ve doyurulamayan metonimik bir nesnedir. Aynı anda öznenin hattı da mesajın ötesine uzanır. İşte bu noktada arzu ortaya çıkar. Arzu ne ihtiyaçtır ne de taleptir. Talebin karşılanmasıyla ortadan kalkmaz; tam tersine, bu karşılanma sayesinde üretilen yapısal bir fazlalıktır. Arzu, dilin işleyişinden onun kaplayamadığı yere metonimik olarak anlamın kayması yoluyla referans verir. Bu tablo bize şunu gösterir: Anlam, kelimenin kendisinde değil, öznenin söze baştan yazılı oluşunda ve dilin doğrusal zinciri içinde konumlanışında belirir. Özne, sözün geleceğe doğru açtığı referansı ancak kendi geçmişinde yakalayarak kurabilir; Yani, Öteki’nden gelenin yeniden Öteki’ne iade edilmesiyle mümkündür. Anlam, sözün karşılığında üretilmez; sözün alanında yakalanmaya çalışılır. Tam da bu nedenle hem eksikliğe hem de fazlasına ima eder.

"ÇÜNKÜ BİLMEK HEP BİR YANIYLA BİLDİĞİNİ SANMAKTIR"

-JACQUES LACAN’IN SEMİNER V’İNDEN ARZU ŞEMASI’NA BİR GİRİŞ-

A : ÖTEKİ

M : MESAJ

🔺: ÖZNE

OBJECT: METONOMİK YAKALANAMAYAN NESNE

I : İHTİYACIN TALEP YÖNÜNE ÇIKIŞI

II : MESAJIN ÖTEKİ’YE ULAŞMASI VE GERİ DÖNÜŞÜ

III : ARZUNUN ORTAYA ÇIKTIĞI AŞAMA

← Blog'a Dön